Eraykitap Mehmet Akif Ersoy Şiirler Bölümüne Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir


      Mehmet Akif Ersoy'un Balkanlar Faciası için Yazdığı Şiir

      “Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar;
      Dipçik altında ezilmiş, parçalanmış kafalar!

      Bereden reng-i hüviyetleri uçmuş yüzler.
      Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler.

      Medeniyet denilen vahşete lanetler eder,
      Nice yekpare kesilmiş de sırıtmış dişler.

      Süngülenmiş, kanı donmuş nice binlerle beden
      Nice başlar, nice kollar ki, cüda cisminden!

      Beşiğinden alınıp, parçalanan mahlukat;
      Sonra namusuna kurban edilen bunca hayat!

      Bembeyaz saçları katranlara batmış dedeler!
      Göğsü baltayla kırılmış memesiz valideler!
      Teki binlerce kesik gövdeye ait kümeler.

      Saç, kulak, el, çene, parmak...bütün enkaz-ı beşer!
      Bakalım, yavrusu uğrar mı, deyip, karnından,
      Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can.

      İşte bunlar o felaketzedeler ki, düşün.
      Kurumuş ot gibi doğrandı bütün.”


      1912 yılında Bağımsızlık hülyaları ile Arnavut başkımcıları(isyancılara verilen ad) yüzünden Osmanlı’dan kopan Arnavutluk topraklarının Sırp ve Hırvat çizmesi altında inim inim inlemesi de dertli şairi şöyle söyletecekti:
      “Üç beyinsiz kafanın derdine üç milyon halk,
      Bak nasıl doğranıyor? Kalk, baba, kabrinden kalk.

      Diriler koşmadı imdadına sen bari yetiş...
      Arnavutluk yanıyor...Hem bu sefer pek müthiş!

          Balkan Faciası! Devamı


      Tek kıvılcım kabarıp öyle cehennem kustu;
      Ki, hemen kol kol olup sardı bütün bir yurdu.

      O ne yangın ki; ocak kaldırmadı söndürmediği!
      O ne tufan ki;Yakıp gitti bütün vadiyi!

      Aşina çehre arandım..O, meğer hiç yokmuş.
      Yalınız bir kuru çöl var ki, ne sorsan; Hamûş!

      Aşina çehre de yok. Hiçbirinin yâdı da yok;
      Yakılan bunca hayatın, hani, ecsâdı da yok!

      Yoklasan külleri, altından eminim, ancak,
      Kömür olmuş iki üç parça kemiktir çıkacak!”


      Daha sonra, başlarındaki Başkımcı liderlere uyup devlete isyan
      eden kendi hemşehrilerine, yani Arnavutlara şöyle hitap eder:


      “İşte ey unsur-i İsyan bu elim izmihlal,
      Seni tahrik eden üç beş alığın marifeti!
      Ya neden beklemiyordun bu rezil akibeti.
      Hani milliyetin İslam idi...Kavmiyet ne!
      Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine

      “Arnavutluk” ne demek ver mı şeriatta yeri?
      Küfr olur başka değil, kavmini sürmek ileri!

      Arabın, Türke; Lazın Çerkese, yahud Kürde;
      Acemin Çinliye rüçhanı mı varmış? Nerde!

      Müslümanlıkta anasır(ırklar) mı olurmuş ne gezer!
      Fikr-i kavmiyyeti telin ediyor Peygamber!
      En büyük düşmanıdır ruh-u Nebi tefrika’nın
      Adı batsın onu İslam’a sokan kaltabanın!”

      Mehmet Akif Ersoy






...
Sayfa Başına
Dön - Git