Eraykitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Kur'an’ın Dört Temel Terimi Mevdudi
İKİNCİ BÖLÜM RABB KUR’AN-I KERİM’DE RAB KELİMESİNİN ÇEŞİTLİ KULLANIŞ ŞEKLİ

1.Mürebbi,gereksinimleri karşılayan,terbiye veren ve yetiştiren;

2.Kefil,gözetici,koruyup kollayan,ıslahla sorumlu olan;

3.Çeşitli kimselerin oluşturduğu bir toplulukta merkezi bir sıfata sahip olan;

4.Kendisine bağlananların efendisi,sözü geçen,üstünlüğü ve yüceliği kabul edilen ve tasarruf hakkına sahip,itaat ve boyun eğilen efendi,güç ve egemenlik sahibi reis;

5.Malik,efendi.

Rab kelimesi Kur’an-ı Kerim’de yukarıda açıkladığımız tüm manalarda kullanılmıştır.Ayetlerde,bazen bu manalardan sadece bir ya da ikisi bazen daha fazlası bazen de beş anlamıyla birden kullanılmıştır.Bunu Kur’an-ı Kerim’den çeşitli misaller vererek daha da açık bir şekilde göstermek istiyoruz:

a. Rabb’ın ilk manada kullanılışına misal:

“O (Yusuf) (Bundan) beni güzel bir şekilde korumuş olan Rabbime sığınırım dedi.” (Yusuf, 23)

b. Birinci manayı da kısmen ihtiva eden ikinci manada kullanılışına misal:

“Doğrusu sizin bu mabudlarınız benim düşmanımdır.Benim dostum,ancak beni yaratmış olan ve hidayete erdiren,beni yediren ve içiren,hastalandığımda bana şifa veren,alemlerin rabbidir.” (Şuara, 77-80)



“Sahip olduğunuz ne kadar nimet varsa,hepsi Allah’tandır.Sonra,herhangi bir belaya düşerseniz,şaşkın bir halde hemen O’na yönelirsiniz.Ancak O,sizden belayı giderince, (bütün bu nimetler ve sıkıntıları gidermelere rağmen) sizlerden bazıları rablerine başkalarını ortak koşarlar.” (Nahl, 53-54)

“De ki: Her şeyin rabbi yalnız O iken,Allah’tan başka rabler mi arayayım?” (En’am, 164)

“Doğunun da batının da rabbi O’dur.O’ndan başka ilah yoktur.Öyleyse O’nu vekil (tüm işlerinde kefil ve mesul) tut.” (Müzzemmil, 9)

c.Rabb’ın üçüncü anlamda kullanılışına misal:

“O rabbinizdir ve dönüşünüz O’nadır.” (Hud, 34)

“Sonra,dönüşünüz rabbinizedir.” (Zümer, 7)

“De ki: Rabbimiz sonunda hepimizi toplar.” (Sebe, 26)

“Sizin gibi bir ümmet olmayan,ne yeryüzünde bir canlı ne de havada iki kanadıyla uçan bir kuş vardır.Biz kitabımızda bunlardan hiçbirini gözümüzden kaçırmadık.Sonra,onların hepsi rableri(nin huzuruna) toplanacaklardır.” (En’am, 38)



“Sura üfürülünce,onların hepsi mezarlarından rableri(nin huzuru)na koşarak çıkarlar.” (Yasin, 51)

d. Rab kelimesinin az çok üçüncü manayı da ihtiva eden dördüncü manada kullanılışına misal: “Onlar Allah’ı bırakıp ta alimlerini ve dervişlerini rabler edindiler.” (Tevbe,31)

“Bizden hiçbir kimse Allah’tan başkasını rab edinmesin.” (Al-i İmran, 64)

Bu son iki ayette erbab (rabler) kelimesi ile kastedilen,milletlerin ve toplumların kesin olarak kendi önder ve liderleri olarak benimsedikleri kimselerdir.Bu kimselerin uyguladıkları emir ve nehiyler,kural ve kanunlar,helal ve haramlar herhangi bir delile ihtiyaç duyulmaksızın kabul edilmekte ve onlar haddi zatında kendilerini hüküm ve yasak koyma hakkına haiz görmektedirler.



“Yusuf (a.s) dedi ki: Sizlerden biri rabbine (efendisine) şarap içirecek… ve bu ikisinden kurtulacağını sandığına Yusuf rabbinin (efendinin) yanında beni an dedi.Ancak,şeytan rabbine (efendisine) onu hatırlatmayı unutturdu…” (Yusuf, 41-42)

“Haberci Yusuf’a geldiği zaman Yusuf ona; rabbine (efendine) geri dön ve ellerini kesen kadınların durumunu sor dedi.Muhakkak ki Rabbim onların tüm hilelerini bilir.” (Yusuf, 50)

Bu ayetlerde Hz.Yusuf Mısırlıları muhatap alarak Mısır Firavununu onların rabbi olarak nitelemiştir.Çünkü Mısırlılar Firavunun merkezi kişiliğini ve üstün otoritesini kabul etmekte,onu emretme ve nehyetmeye tam yetkili olarak görmektedirler.Şu halde o,onların rabbi idi.



e. Beşinci manada rab kelimesinin kullanılışına misal:

“Öyleyse onlar,kendilerini açken rızıklandıran ve korkudan emin kılan bu evin sahibine ibadet etsinler.” (Kureyş, 3-4)

“Onur ve egemenlik sahibi Rabbin,onların yakıştırdığı tüm noksan sıfatlardan beridir.” (Saffat, 180)

“Arşın maliki rabbin,onların yakıştırdığı tüm noksan sıfatlardan beridir.” (Enbiya, 22)

“(Onlara) sor ki yedi göğün ve yüce arşın sahibi kimdir?” (Mü’minun, 86)

“Göklerin,yerin,bunlar arasında ne varsa ve üzerine güneş doğan her şeyin malikidir O.” (Saffat, 5)

“Doğrusu Şi’ra’nın (yıldız) sahibi de ancak O’dur.” (Necm, 49)

Önceki Sayfa
Fihrist
Sonraki Sayfa
İslamda Cihad Mevdudi ve Seyyid Kutup