ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
   Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla    Fıkıh Usulu Hasan Karakaya Fıkıh Usulü İslâm ilim tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Fıkıh ile uğraşan herkesin usûle müracat etmesi kaçınılmazdır. Müslümanların hayat­larını İslâmî esaslara göre düzenleyebilmesi için belli bir zihni ve ameli disipline ihtiyaçları vardır. .. Her eser yazıldığı devrin ve içinde yaşadığı toplumun rengini taşır. Okuyacağınız fıkıh usulü de çağımızın ve üzerinde yaşadığımız toprağın problemlerini usûl çerçevesinde ele alarak hizmetinize sunmuştur...



   Fıkıh Usulu Hasan Karakaya    


Bölüm Şer’i HükümleriAhkam-I Şer'iyye

3. BÖLÜM

 

ŞER’İ HÜKÜMLERİ

 

AHKAM-I ŞER'İYYE

 

Fıkıh Usulü'nün konusu, kaynaklardan hükümler çıkarmak için delillerin değerlilik derecelerini beyan etmek ve hüküm çıkarma yollarını izah etmek­tir. Görüldüğü gibi asıl gaye, kaynaklardan çıkardan şer'i hükümlerin sıhhat­li olmasını teminat altına almaktır. Şer'i hükümleri açıklamadan önce şu nok­taları tekrar hatırlatmada fayda vardır:

 

Şeriatın Koyucusu ve Otorite Kaynağı:

 

Daha önce hakimiyet bölümünde izah edildiği gibi, İslâm nizamının ko­yucusu, kullarına şah damarından daha yakın olan, onların kâr ve zararian- kendilerinden daha İyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan, mutlak ege­men Allah Teala'dır. Şeriat-ı garrâ ilahi bir nizamdır ve ilahî vahye dayanmak­tadır. Otoritesini ilahi oluşundan almaktadır. İslâm'da hakimiyyet kayıtsız şart­sız Allah'ındır. Beşeri sistemlerde olduğu gibi, her an için Allah'a muhtaç olan, akşam verdiği kararı sabah değiştirebilecek kadar istikrarsız olan, içinde yaşa­dığı toplumun örf ve adetlerine boyun eğmekten kendisini alamayan, şah­si his ve İhtiraslardan kurtulamayan, aciz kulların değildir. Bu nedenle ka­nun koymaya selahiyetli oian sadece Allah Tealadır. Bu hususta Allah Teala şöyle buyuruyor:

"Hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı haber verir. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır."[1] "... Hüküm, ancak Allah'ındır, O, ancak kendisine ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din, işte budur. Fakat insanların çoğu bilmez­ler. "[2] "... Ama ben, sizi Allah'ın takdir ettiğinden koruyacak güçte deği­lim. Çünkü hüküm, sadece Allah'ındır. Ben Ona güvendim. Güvenenler de yalnız O'na güvensinler, dedi."[3]

"Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların heva ve hevesleri­ne uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer, Allah'ın hükmünden yüz çevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insan­ların çoğu yoldan çıkan fasıklardır."[4]

Allah Teala kendi nizamını bırakıp başka nizamlara başvuranlar hakkın­da da şöyle buyuruyor:

"Sana İndirilen Kur'an'a ve senden önce indirilen kitaplara iman et­tiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Onlar tağutun önünde muha­keme olunmak istiyorlar- Halbuki o tağutu reddetmekle emrolunmuşlar-. Şeytan onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor. "[5]

"Rabbine yemin olsun ki, aralarındaki anlaşmazlıklarda seni hakem seçip, sonra da verdiğin hükme içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamıy­la boyun eğmedikçe İman etmiş olmazlar. "[6]

İlahi ahkamla hüküm vermeyenler hakkında ise şöyle buyuruyor: "... Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmez ise, işte onlar kafirlerin ta ken­dileridir. "[7] "... Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmez ise, işte onlar za­limlerin ta kendileridir."[8] "... Kim Allah'ın indirdiği Üe hükmetmez ise, İşte onlar fasıkların ta kendileridir. "[9]

Bilindiği gibi beşeri kanunların koyucusu insanlardır. Bu İtibarla bunları kısa zamanda değiştirme zorunluluğu hasıl olmuştur. Çünkü bunları koyan kişilerin toplum üzerindeki otoriteleri sarsılınca, artık sözlerinin değeri kal­mamaktadır. İşte bu nedenledir ki, bu gibi zatlara bir kısım uydurma ve sun'i otoriteler isnad edilir ve bu kişiler putlaştırılmaya çalışılır. Tâ ki eski kanun­larda çıkarları olanların menfaatleri zedelenmesin ve layık olmadıkları mev­ki ve makamları ellerinden çıkmasın. Şayet bu konuda ileri sürülen muga­latalar ve laf-u güzaflar fayda vermezse, hemen zora başvurulduğu, yasala­rı himaye etme maskesi altında, bunlara karşı çıkanların sindirilip tekrar oto­ritenin sağlanması istenildiği, bu da başarılamazsa putlaştırılan kişilerin dü­şüncelerini yumuşattıkları hatta bazen de değiştirdikleri görülür. Bunlar, korumak istedikleri düşüncelerin de kendileri gibi insanların düşünceleri ol­duklarını unutuverirler; gözlerini maddi hisler bürür de görmez olurlar.

"Yemin olsun ki Biz, cinlerden ve İnsanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri, vardır ama onunla gerçeği anlamazlar. Göz­leri vardır, ama onlarla hakkı görmezler. Kulakları vardır, ama onlarla doğruyu işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha da sapıktır­lar. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.”[10]

 

 



[1] En'am, 57

[2] Yusuf, 40

[3] Yusuf, 67

[4] Maide, 49

[5] Nisa, 60 

[6] Nisa, 65

[7] Maide, 44

[8] Maide, 45

[9] Maide, 47

[10] A'raf, 10




 


Ana Sayfa


________________ oOo _________________

<> ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir.<>