ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
   Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla    Fıkıh Usulu Hasan Karakaya Fıkıh Usulü İslâm ilim tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Fıkıh ile uğraşan herkesin usûle müracat etmesi kaçınılmazdır. Müslümanların hayat­larını İslâmî esaslara göre düzenleyebilmesi için belli bir zihni ve ameli disipline ihtiyaçları vardır. .. Her eser yazıldığı devrin ve içinde yaşadığı toplumun rengini taşır. Okuyacağınız fıkıh usulü de çağımızın ve üzerinde yaşadığımız toprağın problemlerini usûl çerçevesinde ele alarak hizmetinize sunmuştur...



   Fıkıh Usulu Hasan Karakaya    


Mekruh

4- MEKRUH

 

a. Cumhur ulemaya göre mekruh; şeriatın koyucusunun haram kılmama­sına rağmen yapılmamasını istediği hususlardır. Allah Teala'nm şu âyetinde zikrettiği cevabı hoşa gitmeyen yersiz soru sormak bu türdendir: "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sor­mayın. Bunları, Kur'an indirildiği zaman sorarsanız size açıklanır. Allah sorduklarınızdan dolayı sizi affetmiştir. Allah gafurdur, halimdir."[1]

Bu âyette zikredilen "sormayın" ifadesinin kerahet ifade ettiği, bu tür so­ruların haram olmayıp, mekruh olduğu âlimlerce beyan edilmiştir. Zira so­ru sormak aslında yasak değil, serbesttir. Fakat cevaplan bilindiği taktirde lü­zumsuz yere insanları zorluklara sevk edecek olan yersiz sorular mekruh sa­yılmıştır. İsrailoğullarının kesmekle emrolundukları herhangi bîr sığın kes-meyip, şekil ve şemailini sormaları bu tür sorulardandır.[2]

Bu hususta Peygamber efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: "Şüphesiz ki Allah size annelere eziyet etmeyi, kızları diri diri toprağa gömmeyi, üzerinize vacip olan hayrı engellemeyi ve hakkınız olmayan şey­leri "getir" deyip almayı haram kıldı. Dedikoduyu, çokça soru sormayı ve ma­lı zayi etmeyi ise mekruh kıldı.”[3] Görüldüğü gibi, hadiste dedikodu, çok­ça soru sorma ve benzeri şeylerin mekruh olduğu bildirilmektedir.

2. Hanefi mezhebine göre mekruh İki kısma ayrılır: a. Kerahati-tahrimiyye (harama yakın olan mekruh): Şüpheli olan zan- bir delille kesin yapılmaması istenilen hususlardır. Bayram günü oruç tut­mak gibi. Hanefi fıkıh kitaplarında mutlak bir surette zikredilen "kerahat" ta­birinden "kerahati tahrimiyye" kastedilir.

b. Kerahat-i tenzihiyye (helale yakın olan mekruh): Harama yakın olmayan bununla beraber terk edilmesi tercih edilen hususlardır. Yalnız Cuma ve Cu­martesi, yahut Muharrem ayının onuncu gününü oruçlu geçirmek gibi.

Mekruhun hükmü: Cumhur ulemaya göre, mekruhu işleyen kınanmaz. Fa­kat işlemeyen övülmeye layıktır. Hanefilere göre ise, kerahet-i tahrimiyye-yi işleyen kınanır. Kerahet-i tenzihiyyeyi işleyen kınanmaz. Fakat her ikisi­ni terk eden de övülmeye layıktır.

 



[1] Maide, 101

[2] Bkz. Bakara, 67-73

[3] Buhârî, Kit. İstİkrad, bab: 19; Darimi, Kİt. Rikak, bab: 38; Müsned İmam Ahmed, c. II, sh. 327, 360




 


Ana Sayfa


________________ oOo _________________

<> ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir.<>