ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali (Diyanet İşler Başkanlığı - Diyanet Kuran Meali)
İşte bu (Kur'an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İbrahim Suresi - 52)
       86-et-TÂRIK SURESİ

   Beled sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 17 (onyedi) âyettir. Adını, 1. âyette geçen "târık" kelimesinden alır. Târık, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan demektir. Sûrede geçen târık ise gece fazla ışık saçan yıldıza denir ki, bu, sabah yıldızıdır. Mecâzî olarak da ünlü kişiye denir. Bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye, o devirde gelen Hz. Peygamber de geceyi aydınlatan ve sabahı müjdeleyen sabah yıldızına benzetilmiş olabilir.

Bismillâhirrahmânirrahîm

1. Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim.

2. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin?

3. (O, karanlığı) delen yıldızdır.

4. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.

5. İnsan neden yaratıldığına bir baksın!

6. Atılan bir sudan yaratıldı.

7. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.

8. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.

9. Gizlenenlerin ortaya döküldüğü gün

10. O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.

11. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, yemin ederim ki,

12. (Nebat ile) yarılan yere ,

13. Şüphesiz Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

14. O, asla bir şaka değildir.

15. Onlar bir tuzak kurarlar,

16. Ben de bir tuzak kurarım.

Sabah Akşam Günlük Devamlı Okunacak Arapça Metin ve Türkçe Meal Dualar
  • Cuma Hutbesi Dualari Arapça Turkçe Yazilisi ve Okunuşu
  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)