ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali ( İbn Kesir Kuran Meali)
İşte bu (Kur'an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İbrahim Suresi - 52)

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali...İbn Kesir Meali


044-DUHAN SURESİ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

[044.001]        Ha, Mim.

[044.002]        Apaçık kitaba andolsun ki;

[044.003]        Gerçekten Biz; onu, mübarek bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, uyarıcı idik.

[044.004]        Ki onda her hikmetli iş ayrılır.

[044.005]        Katımızdan bir emirle. Muhakkak ki Biz, peygamber gönderenleriz.

[044.006]        Rabbından bir rahmet olarak. Gerçekten O; Semi, Alim olanın kendisidir.

[044.007]        Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbından. Şayet kesin olarak inanıyorsanız.

[044.008]        Ondan başka ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbınızdır, sizden önceki atalarınızın da Rabbıdır.

[044.009]        Hayır, onlar şüphe içinde oynayıp dururlar.

[044.010]        Öyleyse sen gözle. Göğün açıkça bir duman çıkaracağı gün;

[044.011]        İnsanları bürüyecektir. Bu; elim bir azabdır.

[044.012]        Rabbımız; bu azabı bizden kaldır. Doğrusu biz, artık mü'minleriz.

[044.013]        Nerede onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti.

[044.014]        Ondan yüz çevirmişler; belletilmiş delinin biri, demişlerdi

[044.015]        Biz, az bir süre için azabı kaldıracağız. Ama siz, eski halinize döneceksiniz.

[044.016]        Onları çarptıkça çarpacağımız gün; şüphesiz intikam alırız.

[044.017]        Andolsun ki; onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik ve onlara kerim bir peygamber gelmişti.

[044.018]        Allah'ın kullarını bana teslim edin. Doğrusu ben, size gönderilmiş emin bir peygamberim.

[044.019]        Allah'a karşı yücelik taslamayın. Doğrusu ben, size açık bir burhan getirdim.

[044.020]        Beni taşlamanızdan ötürü; benim de Rabbım, sizin de Rabbınız olana sığındım.

[044.021]        Eğer bana inanmazsanız; benden uzaklaşıp gidin.

[044.022]        Bunlar, suçlu bir kavimdir, diyerek Rabbına dua etti.

[044.023]        Öyleyse kullarımı geceleyin yürüt, siz muhakkak takip olunacaksınız.

[044.024]        Denizi sakin iken geride bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.

[044.025]        Onlar, nice nice bağları, pınarları bırakmışlardı.

[044.026]        Ekinleri, muhteşem konakları da.

[044.027]        Zevk ve safa sürdükleri nimetleri de.

[044.028]        İşte böyle. Onlara başka kavimleri mirasçı kıldık.

[044.029]        Gök ve yer onların helakine ağlamadı. Ve onlar, mühlet verilenler de olmadı.

[044.030]        Andolsun ki; İsrailoğullarını horlayıcı azabdan kurtardık,

[044.031]        Firavun'dan. Doğrusu o, azgın bir zorba idi.

[044.032]        Ve andolsun ki; Biz, onları bile bile alemler üzerinde seçkin kıldık.

[044.033]        Onlara ayetlerden öylelerini verdik ki; her birinde açıkça bir imtihan vardı.

[044.034]        Bunlar gerçekten derler ki:

[044.035]        O, ilk ölümümüzden başkası değildir. Ve biz, diriltilip kaldırılacaklar da değiliz.

[044.036]        Doğru sözlüler iseniz; bize babalarımıza getirsenize.

[044.037]        Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba kavmi ile onlardan evvel gelenler mi? Biz, onları helak ettik. Muhakkak ki onlar, mücrimler idiler.

[044.038]        Biz; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun ve oyalanma olsun diye yaratmadık.

[044.039]        Biz; onları, ancak hak ile yarattık. Ne var ki onların çoğu, bilmezler.

[044.040]        Muhakkak ki ayırdetme günü, hepsinin bir arada bulunacağı vakittir.

[044.041]        O gün; dostun dosta hiç bir yardımı olmaz, yardım da görmezler.

[044.042]        Ancak Allah'ın merhamet ettiği müstesna. Muhakkak ki O; Aziz, Rahim olanın kendisidir.

[044.043]        Doğrusu zakkum ağacı;

[044.044]        Günahkarların yiyeceğidir.

[044.045]        Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,

[044.046]        Suyun kaynaması gibi.

[044.047]        Yakalayın onu, cehennemin ortasına sürükleyin.

[044.048]        Sonra azab olarak başına kaynar su dökün.

[044.049]        Tad bakalım; hani güçlü olan, değerli olan yalnız sendin?

[044.050]        İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.

[044.051]        Müttakiler ise; muhakkak ki emin bir makamdadırlar.

[044.052]        Bahçelerde ve pınar başlarında.

[044.053]        İnce ipekten ve parlak atlastan giyerler, karşılıklı otururlar.

[044.054]        İşte böyle. Onları iri siyah gözlülerle evlendiririz.

[044.055]        Orada emniyet içerisinde her meyveyi isteyebilirler.

[044.056]        Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.

[044.057]        Rabbından bir lutuf olarak. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.

[044.058]        Biz; onu, öğüt alsınlar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.

[044.059]        Öyleyse bekle, onlar da beklemektedirler.

Sabah Akşam Günlük Devamlı Okunacak Arapça Metin ve Türkçe Meal Dualar
  • Cuma Hutbesi Dualari Arapça Turkçe Yazilisi ve Okunuşu
  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)