ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali ( İbn Kesir Kuran Meali)
İşte bu (Kur'an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İbrahim Suresi - 52)

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali...İbn Kesir Meali


092-LEYL SURESİ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

[092.001]        Andolsun bürüyüp örttüğü zaman, geceye,

[092.002]        Açıldığı zaman gündüze,

[092.003]        Erkeği ve dişiyi yaratana.

[092.004]        Doğrusu sizin çalışmalarınız bölüm bölümdür.

[092.005]        Kim verir ve sakınırsa;

[092.006]        En güzeli de tasdik ederse,

[092.007]        Biz de onu en kolaya muvaffak kılarız.

[092.008]        Ama kim de cimrilik eder ve kendini müstağni sayarsa;

[092.009]        Ve en güzeli yalanlarsa,

[092.010]        Biz de ona en güç olanı kolaylaştırırız.

[092.011]        Halbuki düştüğü zaman, malı o kimseye asla fayda vermez.

[092.012]        Şüphesiz ki, Bizim üzerimizedir hidayet.

[092.013]        Ve hiç şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.

[092.014]        Sizi alevler saçan ateşle uyardım.

[092.015]        Oraya ancak en azgın olan girer.

[092.016]        Yalanlayıp yüz çevirmiş olan,

[092.017]        En çok sakınan ise; ondan uzak tutulur.

[092.018]        Ki o, malını temizlemek için verir.

[092.019]        O'nun nezdinde, bir kimsenin karşılık olarak verilecek hiç bir nimeti yoktur.

[092.020]        Ancak yüce Rabbının hoşnudluğunu gözetmek içindir.

[092.021]        Elbette kendisi de hoşnud olacaktır.

Sabah Akşam Günlük Devamlı Okunacak Arapça Metin ve Türkçe Meal Dualar
  • Cuma Hutbesi Dualari Arapça Turkçe Yazilisi ve Okunuşu
  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)