ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali ( İbn Kesir Kuran Meali)
İşte bu (Kur'an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İbrahim Suresi - 52)

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali...İbn Kesir Meali


068-KALEM SURESİ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

[068.001]        Nun. Kaleme ve onunla yazılanlara andolsun ki;

[068.002]        Sen, nimeti sayesinde bir deli değilsin.

[068.003]        Doğrusu senin için tükenmeyen bir mükafat vardır.

[068.004]        Muhakkak ki sen; büyük bir ahlak üzerindesin

[068.005]        Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;

[068.006]        Hanginizin aklından zoru olduğunu.

[068.007]        Muhakkak ki senin Rabbın; kendi yolundan sapanları çok iyi bilir. Ve O, hidayete erevleri de en iyi bilendir.

[068.008]        Öyleyse sen; yalanlayanlara uyma.

[068.009]        Onlar isterler ki; sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.

[068.010]        Sen; yemin edip duran, izzet-i nefsi bulunmayana uyma.

[068.011]        Daima ayıplayan ve laf getirip götürene.

[068.012]        Durmadan hayra engel olana, haddi aşana, çok günahkara.

[068.013]        Kaba, haşin ve bunlardan başka da kulağı kesik olana,

[068.014]        Mal ve oğullar sahibi olmuş diye.

[068.015]        Ayetlerimiz ona okunduğu zaman; öncekilerin masalları, der.

[068.016]        Biz, onun burnunu yakında yere sürteceğiz.

[068.017]        Biz; vaktiyle o bahçe sahiplerini denediğimiz gibi bunları da denedik. Hani sabah olunca; onu mutlaka devşireceklerine ve biçeceklerine yemin etmişlerdi.

[068.018]        Bir istisna da yapmıyorlardı.

[068.019]        Ama onlar, daha uykuda iken; Rabbının katından gönderilen bir salgın onu sardı da,

[068.020]        O, kupkuru kesildi.

[068.021]        Sabah erken birbirlerine seslendiler;

[068.022]        Mahsullerinizi devşirecekseniz erkence çıkın, diye.

[068.023]        Ve gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

[068.024]        Sakın bugün hiç bir yoksul çıkmasın karşınıza ve oraya girmesin, diye.

[068.025]        Güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.

[068.026]        Onu gördüklerinde dediler ki: Herhalde biz yanlış geldik.

[068.027]        Hayır, belki de biz mahrum bırakıldık.

[068.028]        Ortancaları dedi ki: Ben size demedim mi? Tesbih etmeli değil miydiniz?

[068.029]        Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz.

[068.030]        Şimdi birbirlerini yermeye başladılar.

[068.031]        Dediler ki: Yazıklar olsun bize, doğrusu biz; azgınlardanmışız.

[068.032]        Belki Rabbımız bize bundan daha iyisini verir. Doğrusu biz; artık Rabbımızdan dilemekteyiz.

[068.033]        Azab işte böyledir. Fakat ahiret azabı elbet daha büyüktür. Keşki bilmiş olsalardı.

[068.034]        Muhakkak ki müttakiler için, Rabbları katında Naim cennetleri vardır.

[068.035]        Biz; müslümanları suçlular gibi tutar mıyız hiç?

[068.036]        Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?

[068.037]        Yoksa size mahsus bir kitab var da ondan mı okuyorsunuz?

[068.038]        Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.

[068.039]        Yoksa kıyamet gününe kadar sürüp gidecek ahidler mi var aleyhimizde? Muhakkak ki hükmettikleriniz sizin olacaktır.

[068.040]        Sor onlara; hangisi bunu üzerine alacak?

[068.041]        Yoksa onların ortakları mı var? Öyleyse ortaklarını da getirsinler. Eğer sadıklardan iseler.

[068.042]        O gün; baldırlar açılır ve secdeye çağrılırlar. Ama buna güç yetiremezler.

[068.043]        Gözleri dönmüş olarak, yğzlerini zillet bürür. Halbuki kendileri sapa* sağlam oldukları vakit secdeye çağırılmışlardı.

[068.044]        Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz; onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.

[068.045]        Ben; onlara mühlet veriyorum. Benim tuzağım muhakkak sağlamdır.

[068.046]        Yoksa sen, onlardan bir ücret istiyorsun da ağır bir borç altında mı kalmışlardır?

[068.047]        Yoksa gayb kendilerinin katında mıdır da ondan yazıyorlar?

[068.048]        Sen; Rabbının hükmüne sabret ve balık sahibi gibi olma. Hani o; gamla dolu olarak, Rabbına seslenmişti.

[068.049]        Rabbının katında ona bir nimet erişmiş olmasaydı; mutlaka o, kınanmış olarak çıplak bir yere atılacaktı.

[068.050]        Rabbı, onu seçti de salihlerden kıldı.

[068.051]        Doğrusu o küfredenler, zikri işittiklerinde, az kalsın seni gözleriyle yiyeceklerdi. Ve o, mutlaka bir delidir, diyorlardı.

[068.052]        Halbuki o, alemler için öğütten başka bir şey değildir.

Sabah Akşam Günlük Devamlı Okunacak Arapça Metin ve Türkçe Meal Dualar
  • Cuma Hutbesi Dualari Arapça Turkçe Yazilisi ve Okunuşu
  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)